Anksiyete; kaygı, korku, endişe veya huzursuzluk hissidir. Strese bir tepki olarak meydana geldiği gibi, karşılaştıkları önemli stres faktörlerini tanımlayamayan insanlarda da ortaya çıkabilir. Ancak, stres ve kaygı her zaman kötü değildir. Kısa vadede, bir zorluğun veya tehlikeli durumun üstesinden gelmenize yardımcı olabilirler. 

Bu kaygı bozukluklarının birkaç tipi mevcuttur:

Yaygın anksiyete bozukluğu, mantıklı bir neden olmaksızın verilen aşırı kaygı tepkisi olarak tanımlanmıştır. Amerika Anksiyete ve Depresyon Birliği, bu rahatsızlığın yılda yaklaşık olarak 6,8 milyon Amerikalıyı etkilediğini tahmin etmektedir. Çeşitli şeyler hakkında, altı ay veya daha uzun süren endişe duyulması durumudur.  Anksiyetenin derecesine göre, günlük yaşamınız katlanılmaz hale gelebilir.

Sosyal kaygı bozukluğu, sosyal aktivitelerde bulunma, başkaları tarafından yargılanma veya küçük düşürülme korkusudur. Bu şiddetli sosyal fobi utanç içinde veya yanlız hissetmenize sebep olabilir.  Yine Amerika Anksiyete ve Depresyon Birliğine göre, yaklaşık 15 milyon Amerikalı yetişkin sosyal kaygı bozukluğu ile yaşamaktadır. Sosyal anksiyetenin tipik başlangıç yaşı 13’tür. Bu rahatsızlığa sahip olan kişilerin üçte birinden fazlası yardım almadan önce en az 10 yıl beklemektedir. “İnsomnia” bazen sosyal kaygı bozukluğu ile birlikte var olan bir uyku bozukluğudur. Basit bir ifadeyle, uykuya dalmakta veya yeterince uyumakta zorluk anlamına gelir. Çoğu insan zaman zaman uykuya dalmakta zorlanırken, kronik uykusuzluk yaşayanlar üç ay veya daha fazla süreyle haftada üç geceden fazla uyumakta zorluk çekerler. Sosyal anksiyete bozukluğuna sahipseniz, geceleri günün olayları hakkında endişelenerek, okulda veya işte utandırıcı bir şey yapıp yapmadığınızı düşünürken uykusuz kalabilirsiniz.

Travma sonrası stres bozukluğu, travmatik bir olaya şahit olduktan veya o olayı yaşadıktan sonra gelişir. Belirtiler hemen ya da yıllar sonrasında görülmeye başlayabilir. Yaygın nedenler arasında savaş, doğal afetler veya fiziksel saldırı yer alır. Stres atakları uyarı vermeden tetiklenebilirler.

Takıntılı ya da saplantılı zorlantı bozukluğu (Obsesif kompulsif bozukluk) (OKB) na sahip olan insanlar; mantıksız düşünceleri, takıntıları ve korkuları sürekli tekrar eden davranışlar sergilerler. Sık karşılaşılan ve yapılması zorunlu hissedilen davranışlar arasında el yıkama, bir şeyleri sayarak yapma veya bir şeyi üst üste kontrol etme sayılabilir. Yaygın saplantılar ise temizlik, agresif dürtüler ve simetri takıntıları gibi endişeleri içerir.

Zaman zaman herkes kaygı problemleri yaşayabilir, fakat kronik kaygı yaşam kalitenizi etkiler. Endişenin kendisi zararlı olmasa da, yarattığı stres olabilir. Anksiyete kaynaklı stres ve endişe günlük yaşamınıza müdahale etmeye başlarsa, bu daha ciddi bir rahatsızlığa sebep olabilir. Hastalıkların yüzde 94’ünün stres sebebiyle ortaya çıktığı veya stres ile ağırlaştırdığı düşünülmektedir. Yani sürekli yükselen stres hiç de hafife alınacak bir şey değildir. Mantıksız korkulardan dolayı bazı durumlardan kaçınıyorsanız, sürekli endişeleniyorsanız veya travmatik bir olay yaşanmasından haftalar sonra bile ciddi endişe yaşıyorsanız, yardım isteme zamanı gelmiş olabilir. 

Kaynaklar 

• https://www.health.harvard.edu/staying-healthy/anxiety_and_physical_illness

• https://www.nimh.nih.gov/health/topics/anxiety-disorders/index.shtml#part1

• http://anxietycare.org.uk/the-biological-effects-and-consequences-of-anxiety/

• http://www.psychiatrictimes.com/sleep-disorders/treatment-insomnia-anxiety-disorders

Paylaş

Bu makaleyi arkadaşlarınızla paylaşın!

Paylaş

Bu makaleyi arkadaşlarınla paylaş!

Open chat
Merhaba, Novanutrica'ya hoş geldiniz. Soru, görüş ve önerileriniz hakkında bize Whatsapp'tan yazabilirsiniz!