Detokslar, vücudumuzda biriken zararlı maddeleri, toksinleri sistemimizden atmak için tasarlanmış kısa süreli müdahalelerdir. Çevre veya beslenme ile toksik kimyasallara maruz kaldığımız için belirli aralıklarla detoks terapileri yapılması tavsiye edilmektedir.

Soluduğumuz havanın toksinleri gibi, günlük olarak karşılaştığımız, kontrolümüzün az ya da hiç olmadığı etkenlerin aksine; tükettiğimiz yiyecek-içeceklerden gelen toksinler üzerinde büyük bir kontrole sahibiz. Birçok sağlık uzmanı, bu toksik yükün günümüz toplumundaki önemli hastalıklardan sorumlu olduğu konusunda hemfikirdir. Organik meyve-sebze tüketmek, organik otlarla beslenmek, bunların yanında organik kırmızı-beyaz et tüketmek, günlük olarak aldığınız toksin miktarını ciddi miktarda azaltır.

Detoks Sabır ve Devamlılık Gerektirir

Detoks diyeti, özellikle detoks öncesinde toksin miktarı yüksek besinleri tüketen kişiler için başlarda bir miktar yorgunluğa yol açabilir. Ancak pek çok kişi uyguladığı detoks programı sonrasında daha enerjik hissetmektedir. Detoks hangi yolla yapılıyor olursa olsun, bu süreçte yeterince su tüketmek çok önemlidir. Çalışmalar, hafif derecede su kaybının bile sık sık baş ağrısı, kaygı bozukluğu ve duygu değişimlerine neden olduğunu göstermektedir [1].

Yüksek kaliteli bir detoks planının başlıca özelliği uzun vadeli ve sürdürülebilir olmasıdır. Aksi taktirde, UCLA’daki araştırmacılar tarafından 2007 de yürütülen bir çalışmada da görüldüğü üzere, detoks diyetleri ile kaybedilen kiloların en az 5 yıl içinde geri alınması mümkündür. Toksik gıdaları kesmeyi ve abur cubur yeme isteğini kontrol etmeyi amaçlayan etkili bir detoks diyeti, uzun vadede beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmede önemli ölçüde yardımcı olacaktır.

Tatlı Krizlerini Tatlıya Bağlayın

Tatlı krizlerinin irade ile kontrol altına alınabileceği söylenmektedir. Ancak bu yeme arzuları hormonal dengesizliklere dayanmaktadır ve bu şekilde ele alınmalıdırlar [2]. Bu krizler kontrolsüz bir şekilde yemenize ve kilo almanıza sebep olur, basit bir detoks planı ile bu krizlerle başa çıkmak mümkündür.

Bağımlılığa yapısal olarak eğilimi olan kişiler, herhangi bir alkol veya uyuşturucu bağımlılığı gibi gıdaya bağımlı hale gelebilir. Abur cubur üreticileri, kimyasal olarak bağımlılık yaratan maddeleri ürünlerine yerleştirerek bundan tam anlamıyla yararlanmaktadırlar. Bağımlılık yapan yiyeceklerin ve kimyasalların yok edilmesine odaklanan bir detoks diyeti, yiyecek bağımlılığından kurtulmayı büyük ölçüde destekleyebilir. Bazı otlar ve takviyelerle karıştırılan diyet değişiklikleri özellikle etkili olabilir. Bağımlılık, basit aşermelerden, tatlı krizlerinden çok daha ciddi bir rahatsızlıktır ve önlemi en kısa zamanda alınmalıdır [3][4].

Referanslar

  1. Armstrong LE, Casa DJ, McDermott BP, Lee EC, Yamamoto LM, Marzano S. Mild dehydration impairs cognitive performance and mood of men.  Br J Nutr. 2011 Nov;106(10):1535-43.
  2. Gendall KA, Joyce PR, Sullivan PF, Bulik CM. Food cravers: characteristics of those who binge. Int J Eat Disord. 1998 May;23(4):353-60.
  3. Nicole M. Avena, Pedro Rada, and Bartley G. Hoebel. Evidence for sugar addiction: Behavioral and neurochemical effects of intermittent, excessive sugar intake. Neurosci Biobehav Rev. 2008; 32(1): 20–39. Published online 2007 May 18.
  4. Blumenthal, Daniel M, Gold, Mark. Neurobiology of food addiction. Current Opinion in Clinical Nutrition and Metabolic Care: July 2010 – Volume 13 – Issue 4 – p 359–365.

Paylaş

Bu makaleyi arkadaşlarınızla paylaşın!

Paylaş

Bu makaleyi arkadaşlarınla paylaş!

Open chat
Merhaba, Novanutrica'ya hoş geldiniz. Soru, görüş ve önerileriniz hakkında bize Whatsapp'tan yazabilirsiniz!